İş Yerinde Prim Uygulaması Nedir?

İş Yerinde Prim Uygulaması

İş Yerinde Prim Uygulaması Nedir? İş yerinde prim uygulaması, işçiye ücretine ek olarak ödenen ve genellikle performans, verimlilik, ciro, satış, hedef tutturma veya işyeri kârlılığı gibi kriterlere bağlanan ek bir menfaat türüdür. Prim, işçinin motivasyonunu artırmayı, iş verimini yükseltmeyi ve işverenin belirlediği hedeflere ulaşılmasını sağlamayı amaçlar.

Türk hukukunda prim uygulaması doğrudan 4857 sayılı İş Kanunu’nda ayrıntılı şekilde düzenlenmemiş olmakla birlikte, ücret kavramı ve ücretin eki niteliğindeki ödemeler kapsamında değerlendirilmekte; Yargıtay içtihatları ve diğer mevzuat hükümleri ile şekillenmektedir.

Prim Uygulamasının Hukuki Niteliği

  1. Ücret ve Ücret Eki Olarak Prim

4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesine göre ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Yargıtay uygulamasında prim;

  • Süreklilik arz ediyorsa,
  • Belirli ve objektif kriterlere dayanıyorsa,
  • İşçinin yaptığı işin karşılığı olarak ödeniyorsa

ücretin eki niteliğinde kabul edilmektedir.

Bu durumda prim ödemeleri;

  • Kıdem tazminatı,
  • İhbar tazminatı,
  • Fazla mesai ücreti,
  • Yıllık izin ücreti

gibi alacakların hesabında dikkate alınır.

Prim Uygulamasının Dayanakları

  1. İş Sözleşmesi

Prim uygulaması bireysel iş sözleşmesi ile kararlaştırılabilir. İş sözleşmesinde;

  • Prim türü,
  • Hesaplama yöntemi,
  • Ödeme periyodu,
  • Hak kazanma şartları

açık ve net şekilde düzenlenmelidir. Belirsiz veya işverenin tek taraflı takdirine bırakılan prim hükümleri, uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.

  1. Toplu İş Sözleşmesi

Toplu iş sözleşmeleri ile düzenlenen primler, bağlayıcı nitelik taşır. İşveren, toplu iş sözleşmesi ile öngörülen prim uygulamasını tek taraflı olarak kaldıramaz veya daraltamaz.

  1. İş Yeri Uygulaması (Teamül)

Prim ödemesinin uzun süreli, düzenli ve istikrarlı şekilde yapılması halinde, bu uygulama işyeri şartı haline gelir. Yargıtay’a göre; Süreklilik kazanan prim uygulaması, işçinin kazanılmış hakkı niteliğine dönüşür.

Bu durumda işverenin, prim uygulamasını tek taraflı olarak kaldırması çalışma koşullarında esaslı değişiklik sayılır ve İş Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında değerlendirilir.

Prim Uygulamasında İşverenin Yetkisi ve Sınırları

İşveren, prim sistemini belirlerken;

  • Eşit davranma borcuna (İş Kanunu m.5),
  • Dürüstlük kuralına,
  • Objektif ve ölçülebilir kriterlere

uygun hareket etmek zorundadır.

Aynı konumda bulunan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmaksızın prim farkı yaratılması, ayrımcılık yasağının ihlali sonucunu doğurabilir.

Prim Ödemelerinin Zamanı ve Şekli

Prim ödemeleri, iş sözleşmesinde veya işyeri uygulamasında belirlenen dönemlerde yapılmalıdır. Süresinde ödenmeyen primler bakımından;

  • İşçi, İş Kanunu m.34 uyarınca ücretin ödenmemesi hükümlerine dayanabilir,
  • Mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilebilir.

Prim ödemeleri de ücret gibi banka aracılığıyla ödenmeli ve bordroda açıkça gösterilmelidir.

 

İşverenlerin prim sistemini oluştururken hukuki riskleri gözetmesi, işçilerin ise hak kaybına uğramamaları adına sözleşme ve uygulamaları dikkatle incelemeleri önem arz etmektedir.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir